7 Ocak 2008 Pazartesi

Pkk'ya küfretmek sorunun çözümüne katkı sağlamaz

Türkiye'de kimilerinin terör sorunu, kimilerinin de güneydoğu sorunu dediği bir sorun var. Olaya terör sorunu diyenler bazı "gözü dönmüş canilerin" dış güçlerin maşalığına soyunması ile şiddet kullanıp Türkiye'yi güçsüz düşürmeye çalıştığını söylüyorlar. Sorunun adını güneydoğu sorunu olarak koyanlar ise bizim de "ufak tefek" hatalar yaptığımızı kabul ediyorlar. Tabi bu hataları yalnızca ekonomik olarak görüyorlar. "Güneydoğu'yu ihmal ettik, işsiz ve aç kitleler terör örgütünün kucağına itildi".

Ancak gerçeklik daha başkadır. İşsizlik ve yoksulluk yalnızca 'Güneydoğu'da yok. Karadenizde, İç Anadolu'da da benzer tablo var. Kaldı ki "terör örgütü" işsizlik ve yoksulluk üzerinden değil, kürt kimliği üzerinden propaganda yapıyor. 'Terörist'ler arasında sadece işsizler ve yoksullar yok. Üniversite mezunları, doktorlar falan da var.

Kürt sorunu, kürt halkının yok sayılması ve kürt dilinin yasaklanmasından kaynaklı bir sorundur. Kürt diye bir şey yoktur, kürtler dağ türküdür, karda yürürken kart kurt sesleri çıkardıkları için bunlara kürt denilmiştir gibi efsaneler bile üretilmiştir.

Bir kürt sorununun varlığını kabul edenler hatta sorunun çözümüne ciddi demokratik çözüm önerileri getirenler yine de pkk'ya küfretmeden, hain, bölücü, terörist vb. şeyleri söylemeden edemiyorlar. Pkk'nın "kürt kardeşlerimizin" asla temsilcisi olamayacağını söylüyorlar. Kürt sorununun varlığını kabul edenler kürt halkının ezildiğini, demokratik haklarının gaspedildğini bilmelerine karşın her nedense kürtlerin bu durum karşısında isyan etmelerinin doğal olduğunu bir türlü kavrayamıyorlar. Kürtler melek değildir, kürtler de isyan eder, kürtler de silah kullanır, silahlı bir örgüte sempati ile bakabilirler. Kürt sorununda pkk'yı çözümün dışına itmek kürtlerin isyan ettiği gerçeğini görmemek olur.

Kendini asla milliyetçi olarak addetmeyen bazı kesimler (sosyalit, liberal ve islamcılar) pkk'ya söverek ama ne olduğunu anlamaya çabalamayarak milliyetçiliğe düşüyorlar. Bu "hümanist" kesimler silahla çözümün olmayacağından hareketle böyle bir tavır içine girdiklerini söylüyorlar. Ancak bu kesimler silahı her ne şekilde olursa olsun reddetmiyorlar. Silah ancak kürtlük için kullanılırsa kötü oluyor bunlar için. Sözgelimi "vatanı böldürmemek" için silah kullanmak iyidir ancak "vatanı bölmek" için silah kullanmak kötüdür. Böylece anlıyoruz ki pkk'ya yalnızca küfretmek, sorunun çözülebilmesi için asla muhatap almamak insanî duygulardan değil siyasi önyargılardan ve türklüğün kürtlükten üstün olduğu gibi milliyetçi bir önyargıdan kaynaklanıyor. Eğer silah her ne koşulda olursa olsun kötü ise, kimin ne için kullandığından bağımsız olarak her silahlı örgüte aynı şekilde yaklaşmak gerekir. Sosyalistler için "eli silahlı" Che Guevara, terörist bir hain değil devrimci bir gerilladır. İslamcılar için Hamas sivillleri öldüren terörist ve insanlık düşmanları değil, bağımsızlık mücadelesi veren mücahidlerdir. Ancak konu pkk'ya gelince onlar terörist ve hatta haindirler. Bu tavır pkk'nın "nasıl" (silahlı) olduğu ile ilgili değil "ne için" (kürtlük için) olduğu ile doğrudan ilgilidir.

Her konuda olduğu gibi pkk konusunda da soğukkanlı, akılcı ve mantıklı olunmalıdır. Pkk konusunda aklımızı yitirip sadece küfrederek çözüme bir katkı sağlayamayız. Kürtlerin bir kısmı için pkk bizim düşündüğümüz şey değildir. Başımızı kuma sokarak, aslında kürtler pkk'ya sempatik bakmıyor diyerek ancak kendimizi kandırırız. Çözüm önerimiz pkk'ya sempatik bakan ve bakmayan tüm kürtleri kapsamadıkça gerçek bir çözüm önerisi olamaz.

video - 1
video - 2
video - 3

Hiç yorum yok: