14 Şubat 2008 Perşembe

Liberaller ve Akp

Akp'nin diğer özgürlük sorunlarını bir kenara bırakarak, yalnızca türban sorununa yönelerek, bu sorunu faşist Mhp ile çözmeye kalkması Akp'ye şimdiye kadar destek veren, türban yasağının da kaldırlımasını savunagelmiş olan liberal ve sosyal demokratları Akp'den soğutmaya başladı. 2. Cumhuriyetçi diye anılan liberal demokratlardan Ahmet Altan, Akp ve Liberaller başlıklı yazısında buna değinmiş.

Aslında liberaller türban yasağını savunuyor değiller. Öyleyse neden bu yasağın kaldırılmasını koşulsuz desteklemiyorlar? Çünkü Akp'nin gerçekten özgürlükçü olmadığını biliyorlar. Akp'nin kürt sorunu, ermeni sorunu, alevi sorunu, 301. madde sorunu gibi bir çok özgürlükler ve demokrasi çerçevesindeki sorunları kendi öz sorunu olarak görmediği, üstelik Akp'nin tabanının, yönetimi ile farklı görüşlerde olduğu da açık. Akp %47 oyu demokrat olarak görüldüğü için değil, dindar veya muhafazakar görüldüğü için aldı. Akp kendi tabanının sorunlarını çözebilmek için meşruiyet kaynağının, anti-demokratik militarist kurumları ürkütmemek için din değil, evrensel demokrasi, batı tarzı demokrasi olduğunu söylüyor. Akp'yi destekleyen bir avuç liberal-demokrat ve sosyal-demokrat aydını saymazsak '%47'nin büyük çoğunluğu açısından durum böyle. Kürt sorunu, Kıbrıs sorunu, Ermeni sorunu gibi bir konuda Akp, Mhp veya Chp'yi destekleyen herhangi iki kişi çok rahat anlaşabilecektir. Çünkü Akp devrimci bir parti değildir. Halkta egemen olan fikirleri değiştirmek, dönüştürmek, halka yeni demokratik bir perspektif sunmak gibi bir kaygısı yoktur.

Liberaller, kendi sorunlarını evrensel demokrasi meşruiyetinin ve AB adımlarının arkasına sığınarak çözmeyi hedefleyen bir Akp'nin kendi sorununu halledince diğer sorunları unutacağından korkuyor. Liberaller burada pragmatist bir bakış açısı ile bakıyorlar. Türban sorunu nasıl bir özgürlük sorunu ise 301. madde de öyledir ve bunu Akp'nin ve tabanının anlaması için türban sorununun var olmaya devam etmesi gerekmektedir. Akp'nin tabanının yani halkın yarısının TC'yi kendi öz devleti olarak görmemesi gerekmektedir ki değişimden, reformlardan -ve sosyalistler için de- 'devrim'den yana olsunlar. Şimdi bu yasak kalktığında halkın çoğıunluğu için anti-demokratik bir rejim, meşru olmuş olacak. Çünkü artık bu rejimde 'dindarlara yapılan baskılar'ın bir sembolü olan türban yasağı kalkmış olacak.

Liberaller türban yasağı kalktığında artık kürt sorunununda ve diğer sorunlarda "ezinlenlerin dayanışması" şeklinde bir oluşumun azınlıkta kalacağını düşünüyor. Çünkü kürtler, aleviler ve herkese özgürlük isteyen liberaller azınlıktadır ancak türban yasağından muzdarip olanlar çoğunlukta. Demokrasiyi demokrasiye ihtiyacı olan ister. Liberaller, önemli bir çoğunluk oluşturan türban yasağından rahatsız olan kesimin demokrasiyi eskisi kadar istemeyeceği gibi bir korkuya kapılıyorlar. Sosyalistlerin böyle bir korkuya kapılmalarına hiç gerek yok. Çünkü hayatını çalışarak, ücret alarak, çoğu zaman yoksulluk içinde ve işsizlik korkusuyla geçiren işçi sınıfı her zaman çoğunluktadır. Demokratik açılımlar her zaman bu sınıfsal temelden destek bulabilir. Ezilmek, sömürülmek istemeyen, burjuvazinin bir günde harcadığını bir ayda kazanamayan işsi sınıfı demokrasiye her zaman sahip çıkabilecek potansiyeldedir. Demokrasinin genişlemesi için sınıf mücadelesi şarttır. Anti-demokrasisizlikten rahatsız olan farklı unsurların ortak yanı anti-kapitalizm oldukça aynı amaç için mücadele etme iradesi göstermeleri mümkündür. Bu yüzden Akp'nin tüm ikiyüzlülüğüne rağmen türban yasağının kaldırılması koşulsuz desteklenmelidir.

1 yorum:

BagimsizMedya dedi ki...

Bilgi kirliliğine karşı BağımsızMedya http://bagimsizmedya.blogcu.com/