22 Ekim 2009 Perşembe

Kürt sorununa yalın bir bakış

Bir zamanlar Osman diye bir adam varmış. Bu adamın 3 odalı bir evi varmış. Bu adamın iki de oğlu varmış. Osman ölünce evi oğullarına kalmış. Ama büyük oğlan kardeşini kandırarak babasından kalan evin tapusunu sadece kendi üzerine almış. Kardeşine hiçbir şey vermemiş.
Kardeşi bu duruma çok kızmış ve üzülmüş.

Ya 3 odadan benim hakkım olan 1 odalık bölümünü bana ver, ayrı yaşayalım ya da tapuya benim de adımı yaz demiş.

Abisi "bu ev benimdir" demiş. İlle de burada yaşamak istiyorsan benim her dediğime uymak zorundasın ve benim kurallarıma tabisin, "ya sev ya terket" demiş.

Kardeşi çok öfkelenmiş ve dayanamayarak abisine bir tokat atmış. Abisi kardeşinden daha güçlü olduğu için onun bir tokatına karşılık çok daha büyük bir şiddet uygulamış. Abisi komşularına "bu haindir bana tokat attı" deyip duruyor bir taraftan da sopayla vuruyormuş...

Büyük kardeş, "kardeşine niye mirastan hiç pay vermedin ya da tapuya neden sadece kendi ismini yazdın" diyenlere benim kardeşim yok ki, bababım 1 oğlu vardı miras sadece benim hakkım dermiş.
Abisi, kardeşinin, babalarını sevmeyen komşularca kendisine karşı kışkırtıldığını iddia ediyormuş. Ama evi yalnızca kendine ait olarak gören kendisi...
Hak istemek için bana tokat attı, insan hakkını tokat atarak mı ister diye yaygara kopartmasına rağmen kardeşine hak vermemek için sopayla vurmaya da devam ediyormuş.

İşte durum bundan ibaret...

Hiç yorum yok: