16 Ekim 2009 Cuma

Liberallerin uyanıklığı: Kapitalistin kaybetme riski!

Bir kapitalist işletme düşünelim. Basit olsun, mesela bir tarla... Şimdi bu tarlada bir üretim yapılıyor, ne ile? Emek ile. Tarım işçileri tarlayı sürüyor, suluyor, meyveleri topluyor, kasalara yüklüyor ve kapitaliste teslim ediyor. Tüm toplumsal emeğin sonucunda üretilen ürünün tamamı kapitalistin oluyor. İşçiler emeklerinin karşılığı olarak üretime yaptıkları katkı kadar ücret alamıyorlar. Eğer öyle olsaydı herkes çalıştığı kadar alırdı ve kapitaliste ya hiç kalmazdı ya da sadece basit bir yönetim işini yaptığı için ortalama bir işçi ücreti kadar kalırdı.
Şimdi kapitalist meyveleri sattı, basit olsun diye söylüyorum aylık 10.000 lira kazandı. 10 işçinin payı ortalama 600 liradan 6000 lira. Geriye 4000 lira kapitaliste kaldı. İşte artı değer sömürüsü, işte emek sömürüsü budur. Üretim toplumsal, kâr özel.

Peki bizim uyanık liberallerimiz nasıl itiraz ediyor bu duruma?
"Ama kapitalist ya zarar etseydi, burada risk de özel." Ne büyük bir buluş. Neyin riski Allah aşkına söyler misiniz? Zarar etme riski, en kötü ihtimalle iflas edip işçi olma riski!
Yani kapitalist, işçi olma riskinden ötürü kâr'ı hak ediyor. Peki bir risk, ihtimal değil de gerçekliğin ta kendisi olarak, işçi olma riskinin %100 gerçekleşmiş olduğu işçilerin hakkı ne olacak? Onların işçi olma riski yok, onlar zaten işçi. Toprakları yok, sermayeleri yok ki bunu riske etsinler. Kapitalist işçi olma riski yüzünden işçilerden çok daha fazla kazanmaya hakkı varmış, bak sen...

İşçi olma riski yüzünden işçilerden çok daha fazla kazanmaya hakkı olan kapitalistler! Gerçekten büyük buluş.

Bir köle sahibinin ama benim de tüm varlığımı kaybedip köle olma riskim var, o halde köleleriminin olması benim hakkımdır demesine benziyor.

1 yorum:

liber istan dedi ki...

Ben olaya sistemlerin işleyişi açısından bakıyorum.Biz yada Marx duygu dünyamızda sayısız toplum modeli oluşturur ve yıkarız,önemli değil.Bu böyle olmalı demekle işler yürümüyor.
Örneğin sömürüyü yok etmek için kapitalisti ortadan kaldırdığımızı, Gulag'lara hapsettiğimizi düşünelim(sırf zengin oldukları için) İşte bu anda yatırımı yapacak kimse kalmadığı için elimizde toprak ve insan yığınları kalır.Üretim araçlarının işçide olması bir şey ifade etmez.Doğal akışına bırakırsak zamanla o işçiler kapitalist birer bankere dönüşür.
Ne yazık ki bugün kapitalizmin yerleştiği ülkelerde işçiler çok daha mutlu,kişisel ve genel hakları çok daha iyi korunuyor.Bundaki temel sebep ise komünistlerin yerden yere vurduğu rekabet kavramıdır.
Rekabet gelişmeyi doğurur.Refah seviyesi artar.Doğu avrupada komünizmi yıkan işçinin gözündeki nefreti gördükten sonra bu yapay toplum modeline itimadım kalmadı...
Mesele sömürü meselesi değil.Bireyin refahı ve rahatıdır.İşçinin rahatını istediğin yolla sağlayabilirsin.Sanırım en uygun yol kapitalizm...