12 Eylül 2010 Pazar

Demokratikleşmede bir adım daha

Açıkçası bu oranda bir evet ve doğuda da bu çapta bir boykot beklemiyordum. CHP'nin elitizm, laiklik, şovenizm ve milletçilikle; MHP'nin de faşizan bir milliyetçilikle hayır propagandası yapmasının etkili olacağını düşünmüştüm. Mhp, bu referandum açılım referandumu demişti. Halkın genel siyasi olgunluğu ise ortada. Egemenler tarafından halka dikte edilen şovenist ezberlere rağmen yine de bu oranda EVET çıkmasını ancak şöyle yorumlayabiliriz:
İşçi sınıfı sınıfsal içgüdüleri ile tercih yaptı.

CHP'liler şimdi başlarlar kömür, makarna muhabbetlerine... Halkın cahil, kendilerinin ise akıllı olduğunu bir kez daha keşfederler.

Benzer tepkiyi bazı liberaller de BDP'nin haklı boykot tavrına yöneltecekler. Boykotu Pkk'nın baskısına yoracak aklı evvellerin, evet diyenlere aptal diyen CHP'li elitistlerden bir farkı yoktur. BDP'nin boykutu haklıdır. Çünkü Başbakan, CHP'ye gelin bu anayasayı konuşalım demelerine rağmen CHP konuşmayı reddetti, buna karşılık BDP gelin konuşalım dediğinde Başbakan onlarla konuşmaya bile tenezzül etmedi. Kısaca AKP, BDP'ye hayır dedirtmek için elinden geleni yaptı. Buna rağmen BDP hayır demedi, ama kendisini yok sayanları yok saymak durumundaydı. Kürt halkının kendi özgür iradesi ile boykota destek verdiğini kabul etmemek ancak CHP'li elitistlere yakışacak bir durumdur.

En yüksek evet oyunun kürt illerinden çıkması ise demokratikleşmenin kürtlersiz olmayacağını bir kez daha gösterdi. Kürtleri yok sayarak demokratikleşemeyeceğiz.

Referandum sınıf savaşının bir yansımasıdır. Elbette ki egemen sınıf arasındaki bir çatışma. Bir tarafta gerici, tutucu, askeri-yargısal bürokratik kast, öte yanda bürokrasinin zincirlerinden kurtulmak isteyen burjuvazi. Burjuva demokratik devrimler önemlidir ve Türkiye referandum ile bir türlü tamamlayamadığı burjuva demokratik devriminde ufak da olsa bir adım daha atıyor.

İşçi sınıfı için bu devrim önemlidir. Zira işçi sınıfı, bağımsız bir sınıf olarak kendi çıkarları için savaşabileceği örgütsel ve ideolojik olduğunluğa ancak normal bir demokratik rejimde erişebilir. Rejimin demokratikleşmesi, bürokratik oligarşiden kurtulması dolaylı yoldan işçi sınıfına yarayacak bir durumdur.

'Hayır'ın asıl sahipleri (askeri ve yüksek yargı bürokrasisi) dışında kentli okumuş küçük-burjuvazi, işçi olduğunun farkında olmayan memurlar ve genel olarak "orta sınıf" hayır demiştir. MHP'nin kırdaki tabanı ise bu sınıflardan birine mansup olmadığı içindir ki büyük oranda evet demiştir.
Ahmet Kaya görüntüleri ile duygulanıp ağlayan bir Başbakan'ın, kürtçe tv açıp kürtçe "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan'ın, şehitlere kelle, Apo'ya Sayın dedi diye anti-propaganda yapılan bir Başbakan'ın getirdiği değişikliğe evet diyen MHP seçmeni, hatta AKP seçmeni hala değişim için umudun olduğunu gösteriyor. Hala bir ışık var... Fikirleri geri de olsa işçi sınıfı içgüdüsel olarak ilerici bir sınıf ve halk demek ki o kadar da aptal değil ki saçma sapan şovenist, faşizan propagandalara kanmadı.

Hiç yorum yok: