7 Ekim 2010 Perşembe

"Geri Kafalı" Marx

Karl Marx, damadına (Lafargue), henüz damadı olmamışken yani kızıyla evlenmemişken bir mektup yazar. Mektupta iki şey üzerinde durur. Birincisi:

Azizim Lafargue,

Aşağıdaki gözlemleri yapmama izin vereceğinizi umuyorum:

1. Eğer kızımla olan ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, "kur yapma" yönteminizi yeniden gözden geçirmeniz gerekir. Gayet iyi biliyorsunuz ki, henüz verilmiş bir söz yoktur ve hiçbir şey de kesinleşmemiştir. Hatta Laura, sizin usulüne uygun şekilde nişanlınız olmuş olsaydı, yine de söz konusu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Çok fazla bir samimiyetin alışkanlıkları iki sevgilinin çetin tecrübeler ve ıstırap anlarıyla dolu olarak geçirecekleri ve zorunlu olarak da uzun bir süre aynı yerde oturacakları oranda yön değiştireceklerdir.

Yalnızca bir haftanın jeolojik devresi içinde, bir günden diğerine değişen davranış değişikliklerinizi dehşetle izledim. Fikrimce, gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın putuna karşı olan çekingenliğinde ortaya çıkar; fakat asla ihtiras içinde kendini kapıp koyvermeyle ve vaktinden önce gelişen bu samimiyetin gösterileriyle değil...

Eğer melez mizacınızı müdafa edecekseniz, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da benim görevimdir.Eğer onun yanındayken, Londra meridyeniyle uyan bir şekilde sevmeyi bilmiyorsanız, onu uzaktan sevmeye rıza göstermek zorunda kalacaksınız.

Özet geçerek;

Daha ortada fol yok yumurta yok, henüz nişanlanmadınız bile. Evleneceğiniz de meçhul. Sen de kaypak herifin tekisin. Bugün böylesin yarın şöylesin. Doğru bir ilişkide uzun vadeli düşünmek gerekir, ciddi olmak gerekir. Niyetin ciddi olsun. Kızımla gönül eğlendirme.
Kızıma karşı çok rahatsın. Öpüşüp koklaşıyorsun. Halbuki gerçek aşkta önce cinsellik düşünmez. Sanki senin amacın onu sadece yatağa atmaktan ibaret gibi. Dikkatli ol, adam ol. Evlenmeden önce kızıma elini süreyim deme. Yoksa uzaktan sevmekle yetinebilirsin.

Mektuptaki ikinci konu da şu:

2. Laura'yla olan ilişkilerinizi kesin olarak düzenlemeden önce, ekonomik durumunuz üzerine ciddi açıklamalara ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Halbuki yanılmakta. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki, elimde avucumda ne varsa hepsini ihtilalci savaşta tükettim. Buna pişman değilim. Tersine, eğer yeniden hayata başlama durumunda olsaydım, yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince, anasına hayatı zehir eden zorluklarda kızımı kurtarmak istiyorum. Bu iş benim doğrudan müdahalem olmaksızın (bu benim açımdan bir zayıflıktır) ve size olan dostluğumun kızımın hareketlerini etkilemeksizin hiçbir zaman bugünkü haline gelemeyeceğine göre, üzerimde ağır bir şahsi sorumluluk taşımaktayım.

Şu anki durumunuza gelince, aramadığım, fakat buna rağmen elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa'daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya kırılmış bulunduğunu, İngiltere'ye alışmanız için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum.

Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, ateşli faaliyet başlangıçlarınıza ve iyi niyetinize rağmen, tabiat olarak çalışkan değilsiniz. Bu şartlar dahilinde, kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek.

Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farzetsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Hatta onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum.

Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de, kızımın geleceğine iealist bir görüş açısından bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müsbet bir kişi olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir.

Özetle;

Paran pulun yok, kızımla evlenince nasıl geçineceksin. Daha öğrenci adamsın. Ailen de sanıyorum çulsuz. İki gönül bir olunca samanlık seyran olmaz. Zaten ben bütün paramı devrimci mücadele uğruna harcadım. Eşime iyi bir hayat sunamadım. Açlıktan ağzımız kokuyor. Aynı şeyleri kızımın da yaşamasını istemiyorum. Tembelin teki gibi görünüyorsun. Kendine çeki düzen ver. Aşk karın doyurmaz.

Marx'la ikinci konuda olmasa da ilk konuda aynı fikirde olduğum için pek çok defa "sosyalistlerden", "geri kafalı" damgası yemişliğim vardır.

Ve mektup şöyle bitiyor:

3. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için, size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile, bu yine olmazdı. Kızım redderdi. Ben de bizzat bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe devresi gerekiyor.

4. Bu mektubun sırrı ikimizin arasında kalırsa çok memnun olurum.

Cevabınızı bekliyorum.

En iyi dileklerimle,

Karl Marx.


Özetle:

Sen hemen şimdi evlenmek istesen bile kızım senle evlenmezdi, zaten ben de izin vermezdim çünkü aklı bir karış havada serserinin tekisin. Bir de bu yazdıklarım aramızda kalsın, gidip beni kızıma ispiyonlama.

1 yorum:

mEta dedi ki...

İşi bilmek gerek tabi